Cönk ve Mecmua Nedir? Antropolojik Bir Perspektiften Kültürel Anlamlar Kültürlerin Çeşitliliğine Meraklı Bir Antropoloğun Davetkâr Girişi Kültürler, insan topluluklarının tarih boyunca geliştirdiği anlamlar, semboller, ritüeller ve değerlerle şekillenir. Bu çeşitlilik, toplumsal yapıları ve kimlikleri belirler. Her kültür, kendine özgü semboller ve ritüeller aracılığıyla dünyayı anlama, birbirleriyle etkileşim kurma ve aidiyet hislerini güçlendirme yollarını keşfeder. Antropologlar, bu çeşitliliği anlamaya çalışırken, genellikle sembolizmin derinliklerine iner ve kültürel pratiklerin altındaki anlamları çözümlemeye çalışırlar. Bugün ele alacağımız kavramlar da, bu tür kültürel yapıların birer örneği olan ve toplumsal ilişkilerde önemli yer tutan “cönk” ve “mecmua”dır. Peki, cönk ve mecmua nedir ve toplumsal yapı içinde…
8 YorumEtiket: bir
İtaatkar Ne Anlama Gelir? Felsefi Bir Deneme Filozof Bakışıyla İtaatkar Kavramı İtaatkar olmak ne demek? Bu soru, tarih boyunca felsefi düşüncenin önemli bir parçası olmuştur. İnsan, varoluşunu anlamaya çalışırken, genellikle kendisini çevreleyen otoritelerle, normlarla ve toplumsal yapılarla ilişkilendirir. İtaatkar olmak, bu bağlamda, bir kişinin başkalarına veya toplumsal yapılara başvurarak kendi iradesini ve bağımsızlığını ne ölçüde sınırladığını sorgulamak anlamına gelir. Platon’un idealar dünyasında, insan ruhunun idealleri takip etme arayışıyla itaat, arzu ve erdemin bir dengede olma meselesi gibi görünürken, Nietzsche gibi düşünürler için itaat, bireysel özgürlüğün ve kendilik arayışının engellenmesi anlamına gelmiştir. Felsefi bir bakış açısıyla, itaatkar olmanın anlamı, sadece dışsal…
18 Yorumİhramda Erkekler Neden İç Çamaşırı Giymez? Dini Simgelerin Toplumsal ve Sosyolojik Anlamı Toplumsal Yapılar ve Bireylerin Etkileşimi: İhramın Sosyolojik Arka Planı Toplumsal yapılar, bireylerin davranış biçimlerini, kimlik algılarını ve inanç pratiklerini şekillendiren temel sistemlerdir. Bir araştırmacı gözüyle baktığımızda, dinin ve dini sembollerin yalnızca ruhani bir alanı değil, aynı zamanda toplumsal ilişkilerin ve kültürel kimliklerin inşa edildiği güçlü bir sahneyi temsil ettiğini görürüz. İhram, bu sahnenin en derin anlamlarından birini taşır. Umre veya hac ibadeti sırasında erkeklerin iç çamaşırı giymemesi, sadece bir dini kural değil; eşitlik, sadeleşme ve kimlik dönüşümünü sembolize eden güçlü bir toplumsal eylemdir. Bu ritüelin ardında, bireyin toplumsal…
6 YorumKarşı Koymak Bir Deyim mi? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Bazı kelimeler vardır ki, günlük dilin içinde o kadar yerleşmiştir ki kökenlerini, anlam katmanlarını ya da dil içindeki konumlarını sorgulamayız. “Karşı koymak” da tam olarak böyle bir ifadedir. Peki gerçekten bu bir deyim midir? Yoksa sadece iki kelimenin birleşmesinden oluşan sıradan bir fiil midir? Bu yazıda, bu sorunun peşinden giderken hem dilbilimsel hem de toplumsal açıdan farklı bakış açılarını karşılaştıracağız. Çünkü bazen bir kelimenin anlamı, onu nasıl algıladığımız kadar kim olduğumuzla da ilgilidir. “Karşı Koymak” Ne Anlama Gelir? “Karşı koymak” Türkçede en temel anlamıyla bir şeye ya da birine…
8 YorumSosyal Güvencem Var Mı, Yok Mu? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasal Analiz Toplumların yapısını ve işleyişini anlamaya çalışan bir siyaset bilimci olarak, her bireyin hayatta en temel güvencelerden biri olan sosyal güvenceye sahip olup olmadığını sormak kaçınılmaz bir sorudur. Bu soru, sadece bireylerin kişisel yaşamlarını değil, aynı zamanda bir ülkenin toplumsal yapısının derinliklerine inmek için bir anahtar niteliği taşır. Güç ilişkileri, iktidar yapıları, ideolojiler ve vatandaşlık kavramları, sosyal güvencenin varlığı ya da yokluğu etrafında şekillenen kritik faktörlerdir. Sosyal güvencemiz var mı? Peki, bu güvenceler bizlere nasıl sunuluyor ve kimler bu haklardan daha fazla faydalanıyor? Bu soruları sorarak,…
6 YorumPisagor Hesabı Nasıl Yapılır? Bir antropolog olarak, toplumları ve kültürleri daha derinlemesine anlamak, insan davranışlarını şekillendiren faktörleri keşfetmek her zaman ilgi alanımda olmuştur. Sosyolojik bir bakış açısıyla bakıldığında, matematiksel kavramlar ve teoriler de toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşiminden etkilenir. Bugün, bir matematiksel hesaplama olan Pisagor Teoremi üzerinden toplumları, toplumsal normları, cinsiyet rollerini ve kültürel pratikleri inceleyeceğiz. Pisagor Teoremi, matematiksel bir denklem gibi görünse de, aslında toplumların yapısal işlevleri, kimlikler ve toplumsal ilişkilerle de ilginç bir şekilde ilişkilidir. Pisagor Hesabı ve Matematiksel Temeller Pisagor Teoremi, dik üçgenlerde, hipotenüsün uzunluğunun karesinin, diğer iki kenarın karelerinin toplamına eşit olduğunu söyler. Bu oldukça basit…
4 YorumMurat Yıldız Hoca Kimdir? Antropolojik Bir Bakışla Kültür, Kimlik ve Anlam Üzerine Bir antropolog olarak, her yeni kültürel iz, bizi insanlığın kolektif hafızasında dolaşmaya davet eder. Her toplumun, her bireyin bir ritüeli, bir sembolü ve bir kimlik anlatısı vardır. Peki, bu anlatılar içinde akademik rehberliğiyle öne çıkan Murat Yıldız Hoca kimdir? Onun akademik kişiliğini sadece bir isim ya da unvanla değil, kültürel ve entelektüel bir anlam örgüsü içinde okumak gerekir. Çünkü Murat Yıldız, yalnızca bilgi aktaran bir akademisyen değil, aynı zamanda anlamın, kimliğin ve toplumsal ritüellerin çözümleyicisi olarak karşımıza çıkar. Bir Akademisyenden Fazlası: Bilginin Ritüelleşmiş Hâli Antropolojik bakış, bilgiyi bir…
4 YorumKaray Türkleri Nerede? Tarihin “Saklambaç Ustaları”na Mizahi Bir Bakış Dünya üzerindeki bazı milletler var ki, nerede olduklarını anlamak için coğrafya bilgisi yetmez, dedektif titizliği gerekir. Karay Türkleri de işte tam olarak öyle bir topluluk! Onları bulmak, çocukken oynadığımız “saklambaç” oyununda hep aynı yere saklanan ama bir türlü yakalanamayan o arkadaş gibidir. Tarih sahnesine çıktıklarından beri izlerini sürmek isteyen tarihçilerden tutun da meraklı gezginlere kadar herkesin aklında tek bir soru var: “Karay Türkleri nerede?” Önce Bir Tanışalım: Kim Bu Karay Türkleri? Karay Türkleri, Orta Asya’nın geniş bozkırlarından kopup gelen, Kıpçak Türklerinin torunlarıdır. Fakat onları diğer Türk boylarından ayıran çok özel bir…
8 YorumDivan-ı Hümayun Neden Kuruldu? Psikolojik Bir Mercekten Derinlemesine Bir İnceleme Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarını Çözümleme Arayışı İnsan davranışları her zaman ilgi çekici ve karmaşıktır. Bir psikolog olarak, toplumsal yapılar ve bireysel eylemler arasındaki ilişkiyi anlamak için tarihsel olayları psikolojik bir bakış açısıyla çözümlemek, büyüleyici bir yolculuk sunar. Bugün, Osmanlı İmparatorluğu’nda önemli bir yere sahip olan ve yönetim biçimini doğrudan etkileyen “Divan-ı Hümayun” kurumuna odaklanacağım. Divan-ı Hümayun, imparatorluğun yönetim merkezi olarak, devletin karar alma süreçlerinde önemli bir rol oynamıştı. Ancak, bu kurumun kuruluşunun altında yalnızca siyasi ve idari gerekçeler değil, insan psikolojisinin derin izleri de bulunmaktadır. Divan-ı Hümayun’un kurulmasındaki…
12 YorumKara Yolları Nasıl Yazılır? Dilin Yol Haritası Üzerine Kapsamlı Bir Rehber Kısacası: Doğru yazım karayolu (tekil) ve karayolları (çoğul) şeklindedir; “kara yolları” ayrı yazılmaz. Doğru: karayolu / karayolları — Yanlış: kara yolu / kara yolları / kara-yolları Bir kelimeyi doğru yazmak, yalnızca imla kuralını tutturmak değildir; düşünme biçimimizi berraklaştırmanın, cümlelerimize sürüş konforu katmanın da bir yoludur. Ben de dilin bu görünmez şeritlerine tutkuyla bakan bir blog yazarı olarak bugün “Kara yolları nasıl yazılır?” sorusunu, kökeninden geleceğine uzanan bir merak rotasında ele alıyorum. Hız limitimiz sakin, ufkumuz geniş: birlikte dilin yol ağını keşfedelim. “Karayolu” mu, “Kara Yolları” mı? — Doğru Yazımın…
6 Yorum