İçeriğe geç

Koca ayak 3 var mı ?

Koca Ayak 3 var mı? Kayseri’de başlayan bir merak

Benzer Konular: Kadıköy'de metro durağı var mı ?

Eski bir VHS dükkânı ve çocukluk inancı

Kayseri’de büyümek, bazen dağların gölgesinde hayal kurmak gibi. Erciyes’in sabahları bembeyaz olduğu günleri hatırlıyorum; okuldan dönerken soğuk yüzümü keserdi ama içimde hep sıcak bir merak olurdu. O merakın adı bazen bir efsane, bazen yarım kalmış bir film, bazen de kimsenin ciddiye almadığı bir soruydu: Koca ayak 3 var mı?

Bunu ilk kez çocukken duymuştum. Mahalledeki büyük çocuklar, ormanda dev bir yaratığın gezdiğini, iz bırakmadan kaybolduğunu anlatırlardı. Ben de her gece uyumadan önce pencereyi aralayıp karanlığa bakar, sanki bir gün o izleri görecekmişim gibi hissederdim. O zamanlar korkudan çok heyecan vardı içimde. Belki de bu yüzden büyüdükçe bazı şeyleri kaybettiğimi fark ettim.

Bir gün, lise yıllarımda, şehir merkezindeki eski bir VHS dükkânına girdim. Toz kokusu, sararmış afişler ve raflara sıkışmış kasetler… Orası zamanın durduğu bir yer gibiydi. Rafların arasında dolaşırken elim bir kasete değdi: “Koca Ayak” yazıyordu üstünde. Ama devamı yoktu. O an içimden geçen şeyi hâlâ unutamıyorum: “Koca ayak 3 var mı?”

Kaseti kasiyere sordum. Yaşlı adam başını kaldırmadan “İkinciyi bile zor bulursun evlat” dedi. O cümle içimde küçük bir hayal kırıklığı bıraktı. Sanki bir hikâyenin yarısı koparılmış da diğer yarısı bilinçli olarak saklanmış gibiydi.

İnternette başlayan arayış

Yıllar geçti. Üniversiteye başladım, Kayseri’nin kalabalığı biraz daha büyüdü gözümde ama içimdeki o çocuk aynı kaldı. Geceleri odamda bilgisayar ışığıyla oturur, eski efsaneleri araştırırdım. En çok dönen soru yine aynıydı: Koca ayak 3 var mı?

Forumlara girdim, eski blog yazılarını okudum, bazı insanların bunun hiç var olmadığını söylediğini gördüm. Bazılarıysa üçüncü bir filmin aslında çekildiğini ama yayınlanmadığını iddia ediyordu. Her yorum beni biraz daha içine çekiyordu bu belirsizliğin.

Bir gece, Kayseri’nin soğuk rüzgârı pencereme vururken, uzun süre ekrana baktığımı hatırlıyorum. İçimde garip bir boşluk vardı. Sanki sadece bir film aramıyordum; tamamlanmamış bir şeyin peşindeydim. Belki çocukluğumun, belki de yarım kalmış hayallerimin.

O an kendime itiraf ettim: Ben aslında sadece “Koca ayak 3 var mı?” sorusunun cevabını değil, hikâyelerin neden bazen yarım kaldığını da anlamaya çalışıyordum.

Erciyes’e uzanan bir gece yürüyüşü

Bir arkadaşım, “Gerçek cevabı istiyorsan dağa çıkman lazım” dediğinde güldüm. Ama o fikir içimde kaldı. Erciyes’in eteklerine çıkmak, sanki efsanelerin başladığı yere gitmek gibi geldi bana.

Bir akşam, kimseye söylemeden çıktım. Hava soğuktu, Kayseri’nin ışıkları arkada küçülürken ben karanlığa doğru yürüyordum. Telefonum cebimdeydi ama bakmıyordum bile. Çünkü o an hissettiğim şey dijital bir cevapla çözülecek gibi değildi.

Rüzgâr sertti. Ağaçların arasından geçerken, çocukken dinlediğim hikâyeler aklıma geldi. Her çıtırtı bir “koca ayak” adımı gibi yankılanıyordu zihnimde. Korku muydum hissettiğim, yoksa heyecan mı, ayırt edemiyordum.

O an kendi kendime tekrar sordum: Koca ayak 3 var mı? Belki de bu sorunun cevabı bir dosyada, bir kasette ya da bir filmde değil; insanın kendi içinde saklıydı.

Gerçek mi, yoksa hikâyenin devamı mı?

Dağın ortasında durduğum bir anda, sessizlik öyle ağırlaştı ki nefesimi duyabiliyordum. Gökyüzü açık, yıldızlar sertti. O an hiçbir yaratık görmedim, hiçbir iz bulmadım. Ama garip bir şekilde hayal kırıklığı da hissetmedim.

Çünkü fark ettim ki, bazı şeyler gerçek olup olmamasından bağımsız olarak insanın içinde yaşamaya devam ediyor. Koca ayak belki hiç var olmadı. Belki de sadece insanların karanlığa anlam verme çabasıydı. Ama benim için hikâye çoktan gerçek olmuştu.

Arkadaş sohbetleri ve kırılan umut

Sonra şehir hayatına geri döndüm. Arkadaşlarla kahvede otururken konu açıldı bir gün. “Koca ayak 3 var mı?” diye sordum yine yarı şaka yarı ciddi. Herkes güldü.

Biri, “O işler çoktan kapandı” dedi. Diğeri, “Üçüncüsü çekilseydi duyardık” diye ekledi. O an içimde küçük bir şey kırıldı. Ama bunu onlara anlatmadım. Çünkü bazı hayal kırıklıkları anlatılınca küçülmüyor, büyüyor.

Sadece sustum. Çayımı karıştırdım. Pencereden dışarı baktım. Kayseri’nin sokakları akşam ışıklarıyla yavaş yavaş sakinleşiyordu.

O an fark ettim ki, ben aslında bir film serisini değil, yarım kalmış bir hissi arıyordum. Ve belki de asıl sorun, cevabın olmaması değil, cevabı bu kadar istememdi.

Bulamadığım cevap ve içimde kalan boşluk

Geceleri hâlâ bazen o eski soruya dönüyorum: Koca ayak 3 var mı? Ama artık cevabını aramıyorum. Sadece hatırlıyorum.

Çünkü büyümek biraz da böyle bir şeymiş; bazı soruların cevapsız kalmasına alışmak. Erciyes’in rüzgârı gibi içinden geçen ama hiçbir şeyi tam anlatmayan bir his.

Bugün geriye baktığımda, o VHS dükkânının tozu, dağ yolundaki sessizlik ve forumlardaki belirsiz cevaplar bir bütün gibi geliyor. Hepsi aynı hikâyenin farklı parçaları.

Ve ben hâlâ o hikâyenin içinde yaşıyorum.

Kiru ekibi olarak “Koca ayak 3 var mı” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://sistemkurs.com https://doye.com.tr https://cafu.com.tr Sitemap
ilbet giriş