Kayseri’de Bir Sabah ve İçimde Büyüyen Telaş
İlgili Makale: Doğanşehir yeni kaymakamı kimdir ?
Sabah uyandığımda Kayseri’nin o sert ama bir o kadar da tanıdık soğuğu camdan içeri sızıyordu. Yorganı biraz daha üstüme çektim ama aklımdaki düşünceyi bastıramadım. O gün hayatımda küçük ama benim için büyük bir eşiğin günlerinden biriydi. İş başvurusu için benden istenen belgeler arasında “doğum belgesi” vardı. Basit gibi duran ama bir anda insanı çocukluğuna, ailesine, hatta hatırlamadığı anlara götüren bir belge.
İçimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. “Doğum belgesi e-devletten çıkar mı?” sorusu kafamda dönüp duruyordu. Telefonu elime aldım, parmaklarım titreyerek ekranı açtım. Bir yandan umutluydum, bir yandan da sanki bir şeyleri eksik yapıyormuşum gibi hissediyordum. Çünkü bazı şeyler insanın hayatında hep resmi dairelerle, uzun kuyruklarla, imzalarla çözülür sanıyorsun. Ama artık öyle mi, emin değildim.
İlk Arayış: E-Devlet Ekranında Kaybolmak
E-devlet uygulamasını açtığımda karşıma çıkan o sade ekran bile içimdeki karmaşayı azaltmadı. Arama çubuğuna defalarca farklı şeyler yazdım: “doğum belgesi”, “doğum kayıt”, “nüfus kayıt”… Her seferinde ya farklı bir sayfaya yönlendim ya da anlam veremediğim resmi terimlerle karşılaştım.
O an içimden bir hayal kırıklığı yükseldi. Sanki basit bir şey istiyordum ama sistem bana “o kadar da basit değil” diyordu. Oysa ben sadece işe başlamak, hayatımı biraz daha düzene sokmak istiyordum.
Tam o sırada aklıma annem geldi. Küçükken bir belge gerektiğinde “nüfus müdürlüğüne gideriz” derdi. O cümle, çocukluğumun en net hatıralarından biriydi. Annemin sesi gibi içimde yankılandı.
Ama şimdi ben Kayseri’de tek başıma, bir ekranın karşısında, o eski alışkanlıklarla yeni sistemler arasında sıkışmış hissediyordum.
Annemin Sesi ve Geçmişin Ağırlığı
Telefonu elime alıp annemi aradım. Daha ilk çaldığında içim biraz rahatladı. Sanki çözüm dışarıda bir yerdeydi ve annemin sesi onu bana getirecekti.
“Alo oğlum?” dediğinde bile içimdeki düğüm biraz gevşedi.
“Anne, doğum belgesi lazım. E-devletten çıkar mı? Yoksa nüfusa mı gitmem lazım?”
Bir an sessizlik oldu. O sessizlikte onun da düşündüğünü hissediyordum. Sonra sakin bir sesle konuştu:
“Bizim zamanımızda öyle şeyler yoktu. Nüfus müdürlüğüne giderdik. Ama şimdi e-devletten nüfus kayıt örneği çıkıyor diye biliyorum.”
“Nüfus kayıt örneği…” diye tekrarladım.
O an fark ettim ki aslında aradığım şey belki de sandığım kadar basit bir “doğum belgesi” değildi. Sistem başka bir isim kullanıyordu, hayat ise başka bir alışkanlıkla konuşuyordu.
Telefonu kapattığımda içimde hem bir rahatlama hem de garip bir boşluk vardı. Teknoloji vardı ama ben hâlâ eski yöntemleri arıyordum.
E-Devlet Gerçeğiyle Yüzleşme
Kiru olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “Doğum belgesi e-devletten çıkar mı” konusunda sizin yanınızdayız.
Tekrar ekrana döndüm. Bu kez daha dikkatliydim. “Nüfus ve Vatandaşlık İşleri” yazısını buldum. İçine girdikçe seçenekler netleşmeye başladı.
Karşıma “Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği” ve “Nüfus Kayıt Örneği” seçenekleri çıktı.
Bir anda içimde bir şey yerine oturdu. Aslında insanlar “doğum belgesi” derken çoğu zaman resmi olarak “nüfus kayıt örneği”ni kastediyordu.
Ama yine de içimde bir kırgınlık vardı. Neden her şey bu kadar dolaylıydı? Neden basit bir şey bile başka isimlerin arkasına saklanıyordu?
İndir butonuna bastığımda ekran değişmedi bile bir süre. O an sanki hayatımda küçük ama önemli bir an yaşıyormuşum gibi hissettim. Belge indirildiğinde içimde garip bir boşluk oluştu.
Beklediğim şey bu muydu gerçekten?
Küçük Bir Dosyanın Büyük Anlamı
PDF dosyasını açtığımda karşıma çıkan şey aslında sadece satırlardan oluşan bir kayıt belgesiydi. Adım, soyadım, doğum tarihim… Hepsi oradaydı.
Ama ben o satırlara bakarken kendimi değil, geçmişimi görüyordum.
Bir anda aklıma hastane koridorları geldi. Annemin anlattığı o gün. Küçük bir bebekken ilk ağladığım an. Hiç hatırlamadığım ama hayatımın başlangıcı olan o an.
İçimden bir duygu yükseldi. Ne tam mutluluktu ne de tam hüzün. Daha çok farkındalık gibiydi.
Ben bu belgeyi indirirken aslında sadece bir iş evrağı almıyordum. Hayatımın başlangıcına dair resmi bir iz görüyordum.
Ve bu bana garip bir şekilde yalnızlık hissettirdi.
Belgenin Sessizliği ve Benim İç Sesim
Oturduğum yerde uzun süre ekrana baktım. Dışarıda Kayseri’nin sokakları yavaş yavaş hareketleniyordu. İnsanlar işe gidiyor, hayat akıyordu.
Ama ben bir an için durmuş gibiydim.
“Doğum belgesi e-devletten çıkar mı?” sorusunun cevabı artık bende vardı. Evet, çıkıyordu. Ama mesele sadece bu değildi.
Asıl mesele, bir belgenin bile insanın iç dünyasında bu kadar çok şey uyandırabilmesiydi.
Kendime şunu söyledim: “Demek ki büyümek böyle bir şey. Küçük şeylerin içinde büyük anlamlar bulmak.”
Ama içimde hâlâ bir eksiklik vardı. Çünkü teknoloji bana kolaylık sağlamıştı ama duygularımı basitleştirmemişti.
Nüfus Müdürlüğü Hayali ve Gerçek Dijital Dünya
O gün öğleden sonra yine düşündüm. Eğer bu belgeyi e-devletten alabiliyorsam, neden hâlâ insanların aklına ilk olarak nüfus müdürlüğü geliyor?
Belki de alışkanlıktı. Belki de güven duygusu.
Çünkü ekran ne kadar kolay olursa olsun, insan bazen bir kapıdan içeri girip bir görevliye bir şey sormak istiyor. Bir ses duymak, bir bakış görmek, “evet doğru yerdesin” cümlesini hissetmek istiyor.
Ben de öyleydim aslında.
Ekranda indirilen bir belge bana teknik olarak her şeyi vermişti ama duygusal olarak hiçbir şey vermemişti.
O yüzden içimde garip bir ikilik vardı.
Geçmişle Gelecek Arasında Sıkışmak
Akşam olduğunda odamda otururken tekrar belgeyi açtım. Bu kez daha sakin bakıyordum.
Düşündüm.
Ben bu neslin içindeydim. Dijital dünyaya doğmuş sayılırdım. Ama yine de geçmişin yöntemlerine özlem duyuyordum.
Annemin “nüfusa gideriz” cümlesi bana daha gerçek geliyordu. E-devlet ise daha hızlı ama daha uzak.
İşte bu yüzden içimde bir çatışma vardı. Kolaylık mı daha değerliydi, yoksa insan teması mı?
Bir Belgenin Öğrettiği Şey
Gün bitmeden önce şunu fark ettim: Aslında hayat bazen küçük sorularla büyük cevaplar veriyordu.
“Doğum belgesi e-devletten çıkar mı?” diye başladığım gün, bana sadece bir sistemin nasıl çalıştığını öğretmedi.
Aynı zamanda geçmişimle bağımı, ailemi, büyümeyi ve yalnızlığı düşündürdü.
Belki de mesele belge almak değildi.
Mesele, o belgeye bakarken kendini nerede hissettiğindi.
Ben o gün Kayseri’de küçük odamda, bir PDF dosyasının karşısında büyüdüğümü hissettim.
Ve bu his, hiçbir resmi evrakta yazmıyordu.
“Doğum belgesi e-devletten çıkar mı” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Kiru olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.