İçeriğe geç

Divan ı Hümayun neden kuruldu ?

Divan-ı Hümayun Neden Kuruldu? Psikolojik Bir Mercekten Derinlemesine Bir İnceleme

Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarını Çözümleme Arayışı

İnsan davranışları her zaman ilgi çekici ve karmaşıktır. Bir psikolog olarak, toplumsal yapılar ve bireysel eylemler arasındaki ilişkiyi anlamak için tarihsel olayları psikolojik bir bakış açısıyla çözümlemek, büyüleyici bir yolculuk sunar. Bugün, Osmanlı İmparatorluğu’nda önemli bir yere sahip olan ve yönetim biçimini doğrudan etkileyen “Divan-ı Hümayun” kurumuna odaklanacağım. Divan-ı Hümayun, imparatorluğun yönetim merkezi olarak, devletin karar alma süreçlerinde önemli bir rol oynamıştı. Ancak, bu kurumun kuruluşunun altında yalnızca siyasi ve idari gerekçeler değil, insan psikolojisinin derin izleri de bulunmaktadır. Divan-ı Hümayun’un kurulmasındaki psikolojik nedenlere bir göz atarak, bireysel ve toplumsal düzeyde nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu inceleyeceğiz.

Divan-ı Hümayun ve Bilişsel Psikoloji: Karar Alma Süreci ve Toplumsal Düzen

Bilişsel psikoloji, insanların nasıl düşündüklerini, nasıl karar verdiklerini ve bu kararların davranışlarını nasıl şekillendirdiğini inceler. Divan-ı Hümayun’un kurulmasındaki temel faktörlerden biri, Osmanlı İmparatorluğu’nun büyüklüğü ve karmaşıklığıydı. Bu devasa imparatorluk, farklı kültürlerin, dinlerin ve toplumların bir arada yaşadığı bir yapıya sahipti. Bu çeşitlilik, etkili bir yönetim için çok sayıda kararın alınmasını ve bu kararların doğru bir şekilde uygulanmasını zorlaştırıyordu. Birçok farklı bölgeden gelen ihtiyaç ve taleplerin birleştiği bu noktada, tek bir kişinin karar alması, imparatorluğun uzun vadeli çıkarları açısından riskli olabilirdi.

Bir yönetici, yalnızca kendi bilişsel kapasitesiyle imparatorluğu yönetmekte zorlanabilir. Bunun yerine, birden fazla akıl bir araya getirilerek daha sağlıklı ve mantıklı kararlar alınması sağlanabilir. Divan-ı Hümayun’un kurulması, bu yüzden bilişsel olarak bir “ortak akıl” yaratma çabasının bir yansımasıydı. Toplumun farklı kesimlerinden gelen temsilciler, bilgilerini ve tecrübelerini birleştirerek, toplumun ihtiyaçlarına uygun daha iyi kararlar almaya çalışıyordu. Bu süreç, bireysel karar verme sürecinin ötesine geçerek, kolektif bir düşünme biçimi yaratıyordu.

Divan-ı Hümayun ve Duygusal Psikoloji: Güç, İhtiyaç ve Toplumsal Bağlar

Duygusal psikoloji, insanların hislerini, duygusal ihtiyaçlarını ve bu duyguların davranışlarını nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışır. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yöneticiler, yalnızca askeri ve idari gücüyle değil, aynı zamanda duygusal bir bağ kurma gerekliliğiyle de karşı karşıya kalıyorlardı. Bu, sadece halkla değil, aynı zamanda yöneticilerin etrafındaki bürokratik yapılarla da ilgiliydi. Divan-ı Hümayun, hükümdarın etrafındaki danışmanlar ve önemli bürokratlar arasında güven oluşturmayı, duygusal bağlar kurmayı amaçlayan bir yapıyı simgeliyordu.

Bir devletin lideri, yalnızca askeri zaferlerle değil, aynı zamanda toplumsal bağlılık ve sadakatle de yönetilirdi. Divan-ı Hümayun, hükümdarın etrafındaki önemli figürlerle duygusal bağlar kurmasına ve aynı zamanda halkın devletle olan ilişkisini güçlendirmesine olanak tanıyordu. Bu, bireysel duyguların toplumsal bir yapıya yansıdığı, birlikte karar alma ve tartışma süreçlerinin duygusal yük taşıyan bir yapı oluşturduğu bir durumu ortaya koyuyordu. Bu yapıda, sadece soğuk bir bürokrasi değil, insanların birbirlerine olan güveni ve bağlılıkları da devreye giriyordu.

Divan-ı Hümayun ve Sosyal Psikoloji: Güç İlişkileri ve Toplumsal Hiyerarşi

Sosyal psikoloji, insanların toplumsal yapı ve ilişkiler içinde nasıl etkileşimde bulunduğunu ve bu etkileşimlerin bireyler üzerinde nasıl bir etki yarattığını araştırır. Divan-ı Hümayun, sosyal psikolojik açıdan bir güç ilişkileri ve hiyerarşi alanıdır. Osmanlı’daki bürokratik sistemin en yüksek organı olan bu kurum, aynı zamanda toplumda üst düzeydeki kişilerin bir araya geldiği, güç mücadelelerinin yaşandığı bir yerdi. Divan üyeleri, yalnızca devletin bürokratik işleyişini sağlamaktan sorumlu değildi, aynı zamanda toplumsal hiyerarşiyi de pekiştiriyorlardı.

Bir toplumda, güç ve otorite ilişkileri her zaman etkileşimleri belirler. Divan-ı Hümayun, bu hiyerarşik yapıyı ve güç ilişkilerini düzenlemeye yönelik bir araçtı. Toplumdaki farklı sınıflar arasındaki etkileşim, yalnızca politik değil, aynı zamanda sosyal normlara, kurallara ve duygusal bağlılıklara dayanıyordu. Bu bağlamda, Divan-ı Hümayun, belirli bir grup insanın, toplumsal düzeni sağlamak ve güçlerini birbirine karşı denetlemek için nasıl bir araya geldiğini simgeliyordu.

Divan-ı Hümayun ve Kişisel Gelişim: Toplumun İhtiyaçlarına Yönelik Bir Yapı

Divan-ı Hümayun’un kurulması, sadece bir yönetimsel kararın ötesinde, toplumsal ihtiyaçlara karşılık veren bir yapının inşasıydı. Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş topraklarında farklı kültürlerin, dillerin ve dinlerin bir arada yaşadığı bir ortamda, hükümdar ve danışmanlar arasındaki ilişkiler, kişisel gelişim ve toplumsal uyum açısından çok önemli bir yer tutuyordu. Divan, sadece bir karar alma merkezi değil, aynı zamanda devletin toplumsal yapısını yönlendiren bir yapıydı.

Toplumsal bağlar, yalnızca yönetici ile halk arasındaki ilişkiyi değil, aynı zamanda yöneticilerin birbirleriyle olan ilişkilerini de etkiler. Divan-ı Hümayun’un kuruluşu, bu ilişkilerin daha sağlıklı ve dengeli bir şekilde sürdürülebilmesi için atılan bir adımdı. Bu yapının temel amacı, toplumun farklı ihtiyaçlarını dengeleyerek daha uyumlu ve adil bir yönetim oluşturmaktı. İnsanlar, sadece dışsal bir güçten değil, aynı zamanda içsel bir düzen ve denetim ihtiyacından dolayı, ortak bir karar mekanizması oluşturmayı hedeflediler.

Sonuç: Divan-ı Hümayun ve İnsanlık Arayışı

Divan-ı Hümayun’un kurulması, yalnızca bir yönetimsel gereklilikten doğmamıştı; aynı zamanda insanın duygusal, bilişsel ve sosyal ihtiyaçlarının bir yansımasıydı. İnsanlar, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde, daha adil, düzenli ve etkili bir yönetim anlayışına duyulan ihtiyacını Divan-ı Hümayun gibi kurumlarla dile getirdiler. Peki, sizce bugünün dünyasında, insanlar hala aynı toplumsal ihtiyaçları hissediyorlar mı? Kendimizi ve toplumumuzu yönetme biçimimizde ne gibi psikolojik faktörler devreye giriyor? Bu soruları sorarak, hem bireysel hem de toplumsal gelişimimize yönelik daha derin bir bakış açısı geliştirebiliriz.

12 Yorum

  1. Yaman Yaman

    Giriş kısmında güzel cümleler var, fakat bazı noktalar eksik hissettirdi. Burada eklemek istediğim minik bir not var: Divan hümayun’un görevleri ve özellikleri Dîvân-ı Hümâyun’un Görevleri ve Özellikleri: Görevleri: Özellikleri: Devletin en önemli karar organı: Osmanlı İmparatorluğu’nda siyasi, idari, askerî, örfî, şer’î ve malî işleri görüşmek ve karara bağlamak. Yüksek mahkeme: Şikayet ve davaları kabul etmek, kadıların kararlarını denetlemek. Dış siyaset: Harp açma ve sulh yapma kararlarını almak. Tayin ve terfi: Devlet memurlarının tayin ve terfi işlerini gerçekleştirmek. Toplanma yeri: Topkapı Sarayı’ndaki Kubbealtı dairesi.

    • admin admin

      Yaman!

      Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının anlatım gücünü artırdı ve daha ikna edici bir metin ortaya çıkmasına yardımcı oldu.

  2. Feride Feride

    Divan ı Hümayun neden kuruldu ? ilk cümlelerde hoş bir özet sunuyor, ama daha net ifadeler görebilirdik. Konuya biraz da böyle bakmak mümkün: Divan – ı Hümayun nedir kısaca? Divan-ı Hümayun , Osmanlı İmparatorluğu’nda, padişah sarayında toplanan ve şimdiki Bakanlar Kurulu gibi memleketin önemli işlerini gören kurumdur .

    • admin admin

      Feride! Saygıdeğer yorumlarınız sayesinde yazının mantıksal akışı güçlendi ve anlatımı daha açık bir hale geldi.

  3. Kübra Kübra

    Divan ı Hümayun neden kuruldu ? üzerine yazılanlar hoş görünüyor, yine de bazı yerler kısa geçilmiş gibi. Benim gözümde olay biraz şöyle: Divan – ı Hümayun üyeleri ve görevleri nelerdir? Divan-ı Hümayun Üyeleri ve Görevleri: Görevleri: Divan-ı Hümayun, siyasi, askeri, mali, örfi ve adli işlerin görüşüldüğü ve karara bağlandığı bir kurumdu . Padişah: Divan’ın başkanı olup, devletin en yüksek makamıydı . Vezir-i Azam (Sadrazam): Padişahın vekili ve en yetkili kişisiydi, devlet işlerini yönetirdi . Kubbealtı Vezirleri: Sadrazama yardımcı olan vezirlerdi . Nişancı: Padişah adına çıkan fermanları tuğralayan, tapu ve vergileme işlerini yürüten kişiydi .

    • admin admin

      Kübra! Sevgili katkı sağlayan kişi, fikirleriniz yazının akışını düzenledi ve daha anlaşılır hale getirdi.

  4. Hümeyra Hümeyra

    Giriş kısmında güzel cümleler var, fakat bazı noktalar eksik hissettirdi. Küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Divan-ı Hümayun ve divan teşkilatı aynı mı? Evet, Divan-ı Hümayun ve divan teşkilatı aynı şeyi ifade eder . Divan-ı Hümayun, Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet işlerinin görüşüldüğü ve karara bağlandığı en önemli yönetim organıdır . Divanu hümayuna’ya kim başkanlık etti? Dîvân-ı Hümâyun’a başkanlık eden kişi, Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nden itibaren sadrazamlardır (vezir-i azam) . Kuruluş döneminde ise padişah, Dîvân-ı Hümâyun’un başkanı idi. Fatih’e kadar padişahlar divan toplantılarına katılmış ve bu toplantıları perde arkasından izlemişlerdir.

    • admin admin

      Hümeyra!

      Katkınız, metnin bütünlüğünü ve akıcılığını güçlendirdi; yazının okuyucuya daha net ulaşmasına yardımcı oldu.

  5. Cengaver Cengaver

    Metin ilk bölümde anlaşılır, sadece daha güçlü bir ton beklenirdi. Benim notlarım arasında özellikle şu vardı: Divan hümayun nedir ve maddeleri nelerdir? Dîvân-ı Hümâyun , Osmanlı İmparatorluğu’nda 15. yüzyıl ortalarından 17. yüzyılın yarısına kadar en önemli yüksek karar organıydı. Dîvân-ı Hümâyun’un bazı maddeleri : İşlevi : İdari, askeri, ekonomik ve toplumsal her türlü meselenin görüşülüp karar verildiği bir meclistir. Üyeler : Sadrazam, kubbealtı vezirleri, Rumeli beylerbeyi, Rumeli ve Anadolu kazaskerleri, Rumeli ve Anadolu defterdarları, nişancı ve vezirlik rütbesine sahip olan yeniçeri ağası ve kaptan-ı derya.

    • admin admin

      Cengaver! Her noktada aynı düşünmesek de katkınız için minnettarım.

  6. Sarı Sarı

    Divan ı Hümayun neden kuruldu ? başlangıcı merak uyandırıyor, yine de daha cesur bir ton iyi olabilirdi. Bunu kendi pratiğimde şöyle görüyorum: Divan hümayun neden kapatıldı? Dîvân-ı Hümâyun , 1838 yılında II. Mahmud tarafından kaldırılmıştır. Bunun nedeni, bu kurumun işlevini kaybetmiş olmasıdır . II. Divan hümayun kelimesi ne anlama geliyor? Dîvân-ı Hümâyun kelimesi Arapça değildir . Kelime, Farsça ve Arapça yoluyla Türkçeye geçmiştir. “Dîvân” kelimesi, Farsça’da “kurul” veya “toplantı” anlamına gelirken, “Hümâyun” kelimesi bazı İslam devletlerinde ve özellikle Osmanlı’da hükümdarı ve hükümdara aidiyeti ifade etmek için kullanılmıştır.

    • admin admin

      Sarı!

      Fikirlerinizle metin daha güçlü oldu, teşekkürler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş