Gemi Görevlilerine Ne Denir? Mizahi Bir Bakış Açısıyla
Her gemi yolculuğunda karşılaştığınız o gizemli figürler vardır ya, hani her şeyin yolunda gittiğinden emin olmak için sürekli etrafta dolaşan, bazen sizi yanlışlıkla “kaptan” diye çağıran, bazen de kaybolan eşyalarınızın peşinden sürükleyen kişiler… Evet, işte onlardan bahsediyorum! Gemi görevlileri! Peki ama, gemi görevlilerine ne denir? Adları ne? Gerçekten de yalnızca geminin personeli mi? Yoksa daha fazlası mı?
Gemi Görevlilerine Ne Denir? Gemi Kaptanı Olarak Kendini Gösteren O Esrarengiz Figür
Kafamı kurcalayan sorulardan biri de şu: Gemi görevlileri denince, akla sadece “kaptan” mı gelir? Ya da sadece “garsonlar” mı? Hadi, bir işte çalışıyorsanız ve tek bildiğiniz şey, “Yemekler hazır, alın bakalım” demekse buna da saygı duyarım ama işin içinde gemi olunca işler biraz daha karmaşıklaşıyor.
Yani, bir gemi görevlisi tek başına da çok şey ifade edebilir. Gerçekten bir gemi görevlisi olmanın hiyerarşisi de var mı? Bunu her zaman merak etmişimdir. Ne de olsa ben İzmirli bir gencim, espri yapmaya bayılırım ama derinlemesine düşündüğümde de çoğu şeyin altında bir anlam vardır. O yüzden derinlemesine bir analiz yapma kararı aldım:
Kaptan: İlk akla gelen tabii ki. Hani o masum bakışlı, kocaman kasketiyle insanların tekrarladığı o efsanevi “Kaptan, kursa mı?” repliği. Kaptanın görevi, tabii ki de sadece gemiyi yönetmek değil. Kaptan, aynı zamanda gemi insanlarının da psikolojik yöneticisi! Gemi yolculuğu zaten başlı başına bir stres, bir de kaptanın sürekli “Beni takip edin!” dediği anlar… Bir gün bir kaptana rastladım, “Bir sorum var!” dedim. Ne diyeceğimi biliyorum, cevabı da hazır: “Evet, soruyu bildiğiniz gibi yanıtlayın.” “Gemi görevlilerine ne denir?” diye sordum. Beni anlamadı bile.
Barmen/Garson: Tabii ki barmenler ve garsonlar da bu gemi görevlileri kategorisinde yer alıyor. Onlara da bir saygı gösterelim, çünkü gemi içindeki en iyi arkadaşımız aslında barmenlerdir. İyi bir barmen, her türlü sorunuza cevap verir, içkiyi tam zamanında getirir ve bazen sadece göz göze geldiğinizde hayatınızı anlamlı kılar. Geminin can damarları!
“Bana Biraz Ice Tea!” dediğimde…
Bir gemi turundayım, sabah uyanıp yüzüme birkaç damla su çarpmışım, klasik bir tatil sabahı… Yanıma yaklaşan barmen derin bir nefes alarak, “Ice Tea mi?” diye soruyor. Şunu bir düşünün, bir yanda okyanus, diğer yanda barmen. Ve siz hala “Ice Tea” mi diye soruyorsunuz. Bir anda zihnimin derinliklerinden bir iç ses duyuyorum: “İzmir’de de her sabah kahve içmiyor musun, ne farkı var?” Tabii ki de kabul ediyorum. Ama bir an “Ice Tea”nin gemide bir tür sihirli içecek olduğunu düşündüm.
Barmenin aslında bir nevi gemi büyücüsü olduğunu fark ettim.
Aslında Herkes Bir Gemi Görevlisi Olabilir mi?
Hadi, biraz daha eğlenceli bir yere gidelim. Gemi görevlilerine ne denir sorusunu sorarken aklıma şu geldi: Belki de bizler, günlük yaşamda gemi görevlisi olmaya aday değil miyiz? Her gün bir tür “gemi”de yaşıyoruz. Hangi “gemi” mi? Tabii ki hayatın gemisinde! Herkes bir şekilde gemi görevini üstleniyor, bir kişi mutfakta, bir kişi fırında, bir kişi bilgisayarın başında, bir kişi de hayatla savaşıyor…
İzmir’de yaşayan biri olarak, şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Burada her şey denizle, güneşle, gemilerle iç içe. Yani, yaşadığın her an, aslında senin gemin oluyor. Sabah kahvenle başladığın rutin, öğleden sonra arkadaşlarınla yaptığın bir yürüyüş, akşam deniz kenarındaki dondurma keyfi… Hadi gel, bunları da geminin personeli gibi düşünelim!
“O Gemi Görevlisi Bana Dedi ki…”
Evet, bir diğer favori kısmım. Gemideki görevlilere, özellikle garsonlara ve barmenlere başımıza gelen komik anları anlatırken “O gemi görevlisi bana dedi ki…” demek oldukça eğlenceli. Örneğin:
“O gemi görevlisi bana dedi ki: ‘Çorba bitti, ama ben hemen yeni bir tabak getirebilirim.’” Ya da,
“O gemi görevlisi bana dedi ki: ‘Beyefendi, gemi düşüyor, ama biraz daha dik tutun, sorun değil!’”
Bazen gerçekten de o anlar komik, ama gemi görevlilerinin soğukkanlılığına hayran kalıyorum. Her şey ne kadar yolunda gitmese de onlar, sanki her şey kontrol altındaymış gibi davranabiliyorlar. Bu, geminin işleyişinin olağanüstü bir parçası. Tıpkı hayatın da bazen beklenmedik anlarda güzel bir şekilde akmasına benziyor. Bir gemi görevlisi gibi!
Gemi Görevlilerinin İnanılmaz Sabırları
Bir gemi yolculuğunun belki de en dikkat çeken özelliği, gemi görevlilerinin sabrıdır. Gerçekten de, o kadar çok insanla iletişim halindeler ki, zaman zaman gözlerinin dolmasına neden olan, fakat buna rağmen gülümseyen o insanları takdir etmemek elde değil. “Gemi görevlilerine ne denir?” diye soracak olursak, aslında bence “Sabırlı Zihinler” demek doğru olurdu. Bir an gemideyken bir grup turist, kaybolan bavullarından şikayet ediyordu. Tüm odalar, kokpitler, hatta yan koridorlar inlemeye başladı. O gemi görevlisi, yalnızca bir “Bakalım hemen çözebileceğiz” dedi ve olan biteni yönetti.
İzmir’deki sıcak yaz akşamlarında bile, bir gemi görevlisinin bu kadar soğukkanlı olması, insanı gerçekten etkileyecek türden bir şey. Belki de, bu sabır, gemi turunun en değerli “personel”i olmalarının asıl sırrıdır.
Sonuç Olarak…
Gemi görevlilerine ne denir? Bence onlar hayatın gerçek kahramanları. Belki geminin büyülü dünyasında onları farklı adlarla anabilirsiniz, ama gerçekte her bir gemi görevlisi, insan hayatına dokunan birer yıldız gibi parlıyor. Kimi zaman barmen, kimi zaman garson, kimi zaman da kaptan olurlar. En son söyledikleri şu cümle her zaman aklımda kalır: “Yavaş ol, her şey zamanla gelir!”
Ve tabii, bu yazıda kendimi bazen eleştirsem de, bir gemi görevlisi olsam her şeyin yolunda olacağına eminim. Hayatta hiçbir şeyin kontrolden çıkmayacağı bir gün asla olmuyor!